30 Mart 2009 Pazartesi

Edo'da bir İBİŞ (gün 12)

Günler birbirini kovaladi, Kishiro bilinci kapali bi sekilde öylece yatiyordu. Sesler duymaya devam ediyordu, bu ses bir melege ait olmali dedigi sesler ve şöyle diyordu: “Kishiro... Kishiro... hadi aç gözlerini. Kishiro...” bu sese kulak verdi ve gözlerini yavaşça açti, ilk başta hic birsey göremedi, her yer bulanikti daha sonra netleşme tamamlaninca burnunun dibinde duran kişinin Mihriban oldugunu anladi. Gözleri fal taşi gibi açildi tabiki. Cok susamişti, pek gücü olmadigindan parmagiyla suyu işaret etti, Mihriban hemen suyu aldi, başindan destekleyerek yavaşça içirdi suyu Kishiro’ya. “oha lan annemden daha şevkatli bu kiz” diye düşündü hemen ve içi gitti dogrusu. Kurumuş dudaklari islaninca konuşmaya yeltendi hemen: “Sen.. Sen buraya... nasil...?” Mihriban, Kishiro’yu susturarak “ tamam yorulma anlaticam herseyi” dedi ve devam etti “2. gün senin yerine, saclari dökülmüş orta yaşli bir adam getirdi sütü, önce işkillendim kim bu düdük dedim, bi yandan da seni merak ettim tabi, 3. gün oldu gelmedin, 4. gün oldu gelmedin fln en sonunda sordum o düdük adama, yahu ilk gün gelen bi genç vardi ne oldu ona? O benim oglum, kendisi komada diyince, koma nere yahu diye düsündüm icimden, iyi peki selamimi iletirsin diyince bön bön bakti bana, yahu ne dalga geciyorsun, az kalsin geberiyordu cok pis hasta diyince anladim vaziyeti, hemen o dökük saçlidan beni senin yanina getirmesini istedim, günlerce titredin, nöbetler geçirdin, ateşini düzenli olarak kontrol ettim, alnina islak bez koydum, sırtını sıvazlayip pış pışladim fln ve işte şimdi gözlerini açtin. Pek fazla şey kaçirmadin komadayken.” Sonra birden baş parmagini yalayip, Kishiro’nun kalemle çizilmiş biyigini sildi. Tek tarafi silmişti ki; Ken odaya girdi, Kishiro’ya bakti; Mihribana dönüp “sen biraz içeri geç kızım” dedi, ve ogluna dogru yaklasti. Mihriban yavaşça odadan cikti ve kapiyi kapatti. Ken, Kishiro’nun başini ellerinin arasina aldi, gözlerinin altini aşagi çekti ve göz yuvarlarini kontrol etti, başini yana çevirdi kulagina bakti, “öeaaaaaaa” de bakiyim diyip diline, bogazina fln bakti sonra tek tarafli biyigina bakti gulumsedi; iyi gibi görünüyordu yahu. “maşallah maşallah” diyip sirtina vurdu 2-3 kere, “ayrica bu kiz neyin nesi kimin fesi bilmiyoruz, hic de gozum tutmadi, senle ilgilenme ayagina evden bisiler mi arakliyor nedir odum kopuyor vallahi. Dikkatli ol evlat, ayrica ayagini denk al, o kizla bişiler düşünüyorsan alirim seni ayagimin altina bunu da bilmiş ol. Hadi bakiyim” dedi ve cikti odadan. Kishiro’nun başindan aşagi kaynar sular dökülmüştü, yahu aradigi aşkı bulmuştu, babasi ne karişiyordu ki, “illa bisiler ters gidicek dimi” diye ishan etti sonra, komadan cikmisti ne guzel, karsisinda Mihriban vardı, onunla ilgileniyordu ne güzel, hersey super giderken, babasi batirmisti herseyi. Canına tak etmeye başlamişti artik, omuzlarinin üzerinde iki melek belirdi sirayla Kishiro’ya bişiler diyorlardi, şeytan Kishiro şöyle dedi “bu ikili (Ryu ve Ken) iyice şimardi şunlara okkali bi ders vermelisin, hiç beklemedikleri bi anda sille tokat dal, en azindan birini indirirsin yahu,gencecik adamsin onlardan gecmis bu isler, baskana birinin saclari bile dokulmus.” Hemen melek Kishiro lafa karişti “yahu biraz daha sabirli ol, Mihriban şirin kiz sevdirir kendini babana, ne var bunda, tanimadigi için şimdi böyle korumaci davranmasi normal. Hem bu Şeytani dinleme, sille tokat nasi dalabilirsin ki, birincisi 2 kişiler, ikisi de zamaninda cok iyi dövüşcülermiş, 2. si birini indirdin hadi diyelim ötekisi sana napicak? Mihribani tamamen kaybedersin, ayrica kaval kemigini de.” Kishiro iç geçirdi ve tekrar uykuya daldi. O sirada Melek Kishiro, Şeytan Kishiro’ya nanik yapiyordu...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder