Yatagina uzandi, kollarini basinin arkasinda birlestirdi; her gece yaptigi gibi tavana bakti ve düsüncelere daldi. O gün neler yaptigini düşündü, yaptigi iyilikleri, ibişlikleri. Her gece yaptigi gibi... Mihribani düşündü sonra. O güzel yüzünü getirdi gözünün önüne, seviyordu onu, hem de cok ama babasiyla bugun olanlardan sonra ne yapmasi gerektigini kestiremiyordu suan. Takugawa ile olan hesabini düsünüyordu. Her turlu ihtimali düsündü, yakin dovuste gelismesi gerektigini biliyordu, bunun icin lisedeki hocasiyla konusmasi gerektigini de biliyordu. Hatta genclere kenjutsu ogrettigi bir egitim merkezi de vardi, oraya gidip “beni egit” diyebilirdi. Tum bu dusunceler aklinda dolasirken, goz kapaklari agirlasti ve uykuya daldi. Sabah babasinin kapisini yumruklamasi ile uyandi, akabinde “Söean daha uyanmadian miöe zibidiee!” lafi geldi. Oflayip puflayip kalkti yatagindan zaten yorgan fln da ortmemisti tutulmustu boynu bacagi. “kak git de ekmek süt gaszte al, bu yasimda ben mi gideyim löean!” diye de ekledi babasi. “tamam babacim” dedikten sonra tekrar oflaya puflaya cekti dolabini kapinin onunden, alt mahalleye Ryu abinin tekel bayisine gitti, konsept olarak tekel bayisi tadinda ama icerik olarak mega marketlerden farksiz bir dukkana sahipti Ryu abi. Genelde 5 yasindaki oglu Ryuichi bakiyordu dukkana, zaten evleri dukkanin hemen ustundeydi, bi durum bi vaziyet oldugu vakit “buböeaaaaaa” diye alarm verip babasini cagiriyordu Ryuichi, babasi da gelip agizini burnunu dövüyordu sorun yaratanin. Mahalleli pek bi tirsardi Ryu’dan. Kishiro dukkana geldiginde babasinin isteklerini bir bir siraladi fekat Ryuichi gameboyuyla takildigindan dolayi soylenenleri duymadi ya da duymamazliktan geldi. Aslinda agir basli bir cocuktu ama iste cocuk neticede, sagi solu belli olmuyor. Kishiro bir kez daha tekrarladi almak istediklerini, yine Ryuichiden ses cikmadi. “löean velet seninle mi ugrasicam sabah sabah zaten her yerim tutuldu” diye bagirip ihtiyaçlarini kendisi almak üzere bankonun arkasina geçince, Ryuichi “buböeaaaaaaa” diye haykirdi. Bi anda Kishironun arkasinda beliren Ryu “Shoryuken” diye bagirip okkali bir 3 hit vurdu. Ne oldugunu bile anlamayan Kishiro dişlerinin sallandigini hissetti. Ryu tekrar saldiri pozisyonunu aldi Kishiro biraz tirstigindan hemen konuşmaya başladi:
-abie dur nolur, bi yanliş anlaşilma oldu abi, senin kücük oglan ilgilenmeyince...
-Hiyaaaaaaa
-...ben de öeahh abi dur vurma bi izah ediyim izin ver, babam dun bana cok kizmisti. Sabah da ekmek gazte sut fln al dedi, onu kizdirmiyim diye aliyim dedimdi, seni kizdirdik bu sefer de. Özür dilerim abi.
O sirada Ryu aşagi egilip öne bi adim yine aşagi egilip öne bi adim atiyordu. Tam yumrugunu uzaticakti ki Kishironun özür diledigini duyunca icindeki super istek birden kayboldu, sinirleri yatismisti anlicagin. Şöyle bir bakti Kishiroya, fena da cocuga benzemiyordu hani. Ryu’nun kendisini inceledigini gordu ve birden aklina “ lisedeki hocami bosversem de Ryu abiden mi istesem beni egit diye” dusuncesi geldi. Tam agzindan “Ryu Abi...” lafi cikti ayni zamanda Ryu da “ böeaak yigenim...” dedi. Birden ikisi de sustu. 3-4 saniye bakistilar. Kishiro “ Abi sen devam et” diye pasladi hemen lafi Ryu’ya. Ryu önce gülümsedi bu nazik davranisi icin ardindan da tekrar lafa giristi. Kishiro agzini ayirmiş aptal bir gülümseme ifadesiyle Ryu’nun agzindan cikacak olan her kelimeyi havada kapicakcasina hali hazirda bekliyordu. Ryu direk konuya girdi “Bak yigenim sana karsi durust olucam...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder