12 Nisan 2009 Pazar
Edo'da bir İBİŞ (gün 16)
Kishiro bi koşu odasina gidip, liseden beri kapagini açmadigi 3 ortali haritamethod defterini ve ucunu bicakla actigi dandik huber daster markali kursun kalemini alip heyecanla Ryu ve Ken’in karşisina dikildi. Agizlarindan cikicak olan her kelimeyi not almayi dusunuyordu Kishiro ve nitekim de öyle yapti. “Hadi o zaman mahallenin spor salonuna gidiyoruz” diyip önden cikti Ryu, onu Ken izledi, Kishiro da en son deftere “Hadi o zamaaan mahalle...” diye birseyler yazarken, Ryu’nun bahceden attigi tasin şakaklarina gelmesiyle ile irkilip, kalemi defteri ayakkabiliga birakip evden cikti. Heyecani yüzünden okunuyordu zaten. Sürekli yaylanarak yürüyüp, Ryu’nun dibinden dibinden gidiyordu, bisiler dicek gibi oldu sonra Ryu sol elini kaldirip tokat aticak gibi yapinca hemen bir adim arkaya sekti, hani hakkaten Ryu tokat atmaya kalksa eger special bi hareket gelmicekse sonrasinda o tokati cok kolay savusturabilirdi. Adrenalinin vucudda dolasmasi guzel birseydi aslinda, zindelik verirdi fln. Spor salonuna geldiklerinde, İdris Efendi karşilamişti onlari. Eski bir pehlivandi İdris Efendi. İnanmasi güçtü çünkü o da bir Türktü. Karadenizin yeşil yaylalarindan cikip gelmişti. Yaninda findik ve çay da getirmişti, spor merkezinin hemen arkasindaki bahçeye tohumlari dikmiş, hatta ilk senesinde ürün bile almişti. “Haçen çay içmenun da bi adabu vardur” diyip durmuştu herkese, daha sonralari çay seronomisine verilen önemin artmasinda İdris Efendi’nin büyük rol oynadigi söylenilir. İdris Efendi, Ryu ve Ken i taniyordu zaten, Kishiro’ya dönüp tip tip bakti. “uşağum, sen kiümlerdensun söyle bağa bagâyım?” Ken hiç sesini cikarmadi Kishiro’nun ne diyecegini cok merak ediyordu. Kishiro, İdris Efendi’nin şivesine takilip kalmişti. Edo kabus gibi gelmeye başlamişti, trakyali bir muhtar, laz bir spor salonu işletmecisi. “Noluyor yahu burda her yerde Türkler var” diye düşünürken, cevap bekleyen İdris Efendi elindeki tespihi hizli hizli döndürüyordu. Hipnoz etkisi de yaratiyordu hani hani. “aloooooooooooooo kime diyrum? Bu uşağun aklı gidik, yaramaz uşak bu, Ken doğru söyle, senin midur ha bu uşak, eğer öyle değulse vuracağım ona, yatıracağum aşağa” dedi İdris Efendi, daha fazla dayanamayan Kishiro basti kahkahayi ve akabinde yedi ensesine tokadi Ryu’dan. Ken de araya girip İdris Efendi’yi sakinleştirmeye çalişti: “ bu benim oglan ya, akli 5 karis havadadir; sen onun kusuruna bakma, salon boşsa biz iceri girelim calismamiz lazim.” İdris Efendi, Kishiro’ya sinirli sinirli bakip içeri girmelirine izin verdi. Kishiro hala biyik altindan gülüyordu. Salona girdiklerinde Kishiro’yu duvar dibine oturtup dikkatli izlemesini tembihlediler. Salonun perdelerini tamamiyla kapatip, disaridan izlenme ihtimalini sifiri indirdiler. Antremana basladiklarinda Kishiro’nun gözleri fal taşi gibi acildi, çenesi neredeyse yere degicek kadar acilmişti ve dili de dişari dogru sarkıyordu. Çünkü o zamana kadar bulunmuş hiçbir fizik kanununa uymuyordu yaptiklari hareketler. Daha önce “Shoryuken” i fln görmüştü ama “haduken”i ya da “tatsumaki senpuu kyaku”yu ki halk arasinda “depdep duken” diye de bilinirdi bu hareket. “Siz insan misiniz ya” diye düşündü önce ve şaşirdi baya bi, sonra “ee şimdi bunlar bana da ögretir bu hareketleri fln, ohh ne guzel tüm mahalleliyi tartaklarim vallahi, o zangief denen yarmayi da doverim bu hareketlerle.” diye de ilave etti. Tüm bunlari düşünürken hareketlerin püf noktalarini kaçiriyor, şebek şebek tavana bakip gülümsüyordu. Hayal kurdugu apacik belliydi, kendilerini izlemeyip hayal kurdugu fark eden Ryu, ayagindaki sandaleti cikartip Kishiro’ya dogru firlatti. Odada bi kavis cizen sandalet Kishiro’nun yanaginda patladi. Sol yanaginda sandalet izi çikan Kishiro “yine naptim yahu” diyen gözlerle Ryu’ya bakti. “sandaletimi bana getir ve karşima geç” talimatini verdi Ryu. Ses tonu gayet sertti. “oha ya şimdi yicez dayagi, bu herif de hiç bişi kaçirmiyor ne oldu ki 2 dk daldik gittik olamaz mi” diye düşünüp üfleye püfleye Ryu’nun karşisina geçti. Ryu Kishiro’ya selam verdikten sonra, birden salon inledi: “Hadukkeennnn” Kishiro’ya dogru koskocaman bir alev topu geliyordu...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder